Geleceğin Gerçek Sahiplerine.

Sağlıklı toplumun imar ve inşasında ikame ve idamesinde öğretmen zorunlu bir şahsiyettir. Özellikle maddi imkanların kısıtlı fiziki imkanların yetersiz olduğu dezavantajlı kenar semtlerde irfan ordusunun bu mütevazı neferinin omuzlarına binen yük biraz daha fazla olur. Bunun yanında çalışma şartları tahammül sınırlarını aşarak bu mesleği neden tercih ettiğinin kişisel muhasebesini yapmaya zorlar ve diğer meslek gruplarına imrenerek baktırır. Bunları nereden mi biliyorum? Bu yazıyı kaleme alan ben de zaman zaman diğer meslek gruplarına imrenerek bakan öğretmenlerden biriydim de oradan biliyorum.

Fakirlik utanılacak bir şey değil, giderilebilecek bir şeydir onun için umutsuz olmaya gerek yok. Dünün fedakar ve mesleğine aşık, gayretli öğretmenleri sayesinde, dünün yoksul, çaresiz, umutsuz ve kimsesiz çocukları; yarınlara güvenle bakıyor şimdi. Belki bu öğretmenler bugün kendilerinin ama aslında bir toplumun ve bir milletin kaderini değiştirdiklerinin farkında bile değiller.

Dünya var oldu olalı, insanların istekleri ve eldeki imkanların dağılışı her zaman farklı olmuş, arasında yoğun bir mücadele yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Çünkü bazıları her türlü imkanın içinde dünyaya gözlerini açarken bazıları da yokluk aleminin sayısız sıkıntıları içerisinde dünyaya gelmiştir. Yaşadığı toplumu bilen ve büyük bir çoğunluğu da sorunlar ve imkansızlıklar içinden gelen bu ülkenin sorumluluk sahibi öğretmenleri bir şeyler yapabilme derdine düşmüş ve kaynakların orantısız dağılımından kaynaklanan eşitsizliklerle baş etmek zorunda kalmıştır.

Bazı merkezi okulların yeri, konumu, sosyal çevresi, fiziki imkanları, öğretmenine her türlü öğretim kolaylığı sağlarken, diğer taraftan bu imkanlardan yoksun ve sayıca nüfusun büyük bir çoğunluğunu oluşturan yoksul çevrelerde, eğitim öğretim faaliyetleri ve okulun diğer giderleri tamamen okul idarelerinin ve öğretmenin omuzlarına yüklenmektedir. En temel düzeyde temizlik, güvenlik sorunuyla başlayan bu kısır döngü, okuma yazması olmayan eğitim seviyesi düşük, öğrencisiyle ilgilenmeyen, okula uğramayan, toplantılara katılmayan, eğitime etnik ve ideolojik açıdan olumsuz bakan veliler, kalabalık ve herkesin aynı odayı kullanmak zorunda olduğu aile ortamı, yeterli ve dengeli beslenememekten kaynaklanan boy, kilo, görme ve işitme bozuklukları, diyabet, kalp gibi sağlık problemleri; evde yeterli kitap, sözlük, harita vb. ders araç-gereçleri olmamasının öğrenciye olumsuz yansıması, boşanmış eşler, aile büyüğü cezaevinde olan veya eşlerden biri vefat etmiş olan aileler, yeterli ısıtma aydınlatma veya havalandırma imkanı olmayan birbirine bitişik evler, ayrı odası, çalışma masası olmayan, yetişkinlerin aynı ortamda sigara içtiği, televizyon izlediği, konuştuğu, bunların ortasında o günün derslerini yapmaya çalışan çaresiz öğrenci, ailede okuryazar yetişkinleri olmayan, danışacak ve yanlışını düzeltecek kimsesi olmayan çaresiz bir öğrencinin dışarıdaki o koca dünya ile tek bağlantısı, tek umudu, yarınlarının tek kurtarıcısı, emin ol ki senden başkası değil değerli öğretmen kardeşim.

Fakirliğin olduğu her yerde, büyük sıkıntı ve zorluklar, her türlü dini ve siyasi örgütler ve oluşumlar, köktendinci ve etnik kökenli çatışmalar olmuştur ve olmaya devam etmektedir. İnsanlar günlük geçim derdinde açlıkla, susuzlukla, bir dilim ekmek bulmakla, yaygın hastalıklarla mücadele ederken bir yandan da işsizlik yarının tüm umutlarını yok ederken bu tür ortamlardan yararlanmak isteyen bazı karanlık oluşumlar, imkansızlıklar içindeki ve yarınından umutsuz bu çocuk ve gençlere hayal bile edemeyecekleri, bir yaşantıyı, gücü, dizilerde gördüğü şan, şöhret ve lüks yaşantıyı kazanmayı vaat ederek onları kendi karanlık dünyalarının ortağı haline getirmişlerdir.

İmkanların yetersiz, fiziki şartların iyi olmaması bizim işimizi iyi yapmamıza engel olmamalı, bu sahipsiz ve çaresiz çocuklarımızı bu karanlık güçlerin, sokakların ve belirsiz oluşumların vicdanına teslim etmemeliyiz. Ne diyordu İsmail Gaspıralı: "Millete hizmet etmek istiyorsan, elinden gelen işle başla.” Bizde ülkemize hizmetimizi elimizden en iyi gelen işle yani memleket çocuklarını yarına hazırlamakla yerine getirmeliyiz. Çünkü vatanın geleceğinin sahipleri bugünün çocuklarıdır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Tuncer Bozan
Tuncer Bozan - 1 ay Önce

Dillerine sağlık Melih müdürüm. Eğitimin gerçeklerini dile getirmişsiniz, ülkemizdeki eğitimin fotoğrafını okurlara yazdığınız için teşekkürler.

Öğretmen
Öğretmen - 1 ay Önce

Kaleminize sağlık Hocam. Duygularımıza tercüman olmuşsunuz.

Mehmet KORKMAZ
Mehmet KORKMAZ - 1 ay Önce

Elinize sağlık. Çok güzel ifade etmişsiniz.

Kilitci
Kilitci - 4 hafta Önce

Konu güzel özetlemişsiniz dilinize ve kaleminize sağlık

banner3

banner2