Hasta Olmayın Kardeşim

Hasta oldunuz ve bir devlet hastanesine gittiniz? Sert ve mahkeme duvarı gibi yüzle, karşılaşacağınız muamele şöyle başlar.

-Neyiniz var?

Hasta utana sıkıla derdini anlatmaya çalışır.

Yahu kardeşim, önce hastayı insanca bir tavırla karşıla.

Tıp fakültesi eğitimi sırasında hiç mi hasta psikolojisi dersi almadın.

Öyle bir karşılaşmada beden ve ruhen hasta olan doktor değil, vatandaştır.

Daha ilk dakikada golü yersiniz.

Çoğu kere sizin ifadenize dayalı olarak suratınıza bakılarak reçete yazılır.

Bazen de aç ağzını, kapat ağzını denilerek reçete yazılır.

Bu arada sizden sonraki hasta muayene odasına davet edilmiştir bile.

Vatandaş niye böyle itilip kakılır.

Sebebi çok basit.

Doktor ne kadar fazla hasta muayene ederse o kadar fazladan performans ücreti alacak da ondan. Her üç dakika da bir hasta muayenesi yapar hale getiren bir sistem. Doktoru fazla hastaya baksın derken vatandaşın alacağı hizmet kalitesini düşüren bir sistem.

Peki çözüm ne?

Her doktorun poliklinik saatleri içinde, bakmak zorunda olduğu hasta sayısı limiti belli olmalı. Performans ücreti mesai saatlerinin dışında olmalıdır. O zaman vatandaş itilip kakılmaktan kurtulur.

Bir başka çözüm.

Hasta kendi aile hekiminin elektronik ortamda sevki olmaksızın devlet hastanesine gitmemelidir.

Devlet hastanesindeki gereksiz yoğunluk en azından yarı yarıya azalacaktır. Her kafasına esen devlet hastanesi polikliniklerinin kapısında izdihama yol açmamalıdır.

Normalde bir aile hekiminin bile çözüm üreteceği, basit sağlık sorunlarına sahip vatandaşın devlet hastanesine gitmesinin önüne geçilmelidir.

Aslında sağlık hizmetlerinin kalitesini düşüren etkenlerden biride budur.

Veya poliklinik hizmeti veren doktor sayısı arttırılmalıdır.

Peki ya özel hastanelerini durumu nedir?

Onlar ilk faaliyete başladıkları dönemde gayet iyiydiler. Hizmette rekabet anlayışı içindeydiler.

Vatandaşın kendilerine yönlenmesiyle birlikte onlarda devlet hastanelerinden farksız hale geldiler. Hatta onlarda farklı açılardan vatandaşa eziyet niteliğinde muameleye başladılar.

Basit bir soğuk algınlığı için bile gitseniz bir sürü tahlil tetkik röntgen, emar istenir. Çoğu kere bunlar doktorun teşhisine yardımcı olmaya yönelik değildir. Sadece özel hastaneye para kazandırmaya yönelik istemlerdir.

Çünkü her tıbbı uygulamanın devlet tarafından karşılanan bir ücreti vardır. Bir nevi devletin özel hastaneye ödeyeceği fatura şişirilir.

Bütün bu yanlışlıklardan devlet zarar gördüğü gibi zaman zaman da şiddet boyutuna taşınan olaylar meydana gelmektedir.

Bütün bu yanlışlıklar düzeltilebilir. Yeter ki üzerinde koca koca adamlar beyin fırtınası yapsınlar.

Aslında bu sorunları çözme arayışına girerken oluşturulan komisyonlara sıradan vatandaşı da keşke katsalar. Onlarında görüşlerini alsalar. Hastane köşelerinde hiç mağduriyet yaşamamış Sağlık yöneticisi Profesör ünvanlı hocalar bunu bilemezler.

Devletin bu uygulamaları ne sağlık çalışanlarını memnun ve mutlu etmektedir, ne de vatandaşın kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağlamaktadır.

Bana göre mevcut bu sistem:

“Hasta olmayın kardeşim sistemi”

YORUM EKLE

banner3

banner2