Emar (MR) ve Tomografi (BT) Çektirmeden Önce Bir Kez Daha Düşünün!

Emar (MR) ve Tomografi (BT) bizi öldürüyor mu? Tomografi sağlık sektörünün atom bombası. Emar (MR) ve Tomografi (BT) Çektirmeden Önce Bir Kez Daha Düşünün!

Emar (MR) ve Tomografi (BT) Çektirmeden Önce Bir Kez Daha Düşünün!

Sağlığımızı çok ilgilendiren bir konuya dikkat çekmek istiyoruz. Türkiye'de emar (MR) ve tomografi çektirme rakamları ürkütücü boyutlara ulaşmış durumda. Yılda 11 milyon emar (MR), 13 milyon tomografi çektiriliyor. Ancak uzmanların bu konuda uyarıları var. Çekim sayısı arttıkça hem hastalar, hem de o görevi yapanlar, teknikerler radyasyona maruz kalıyorlar ve tabiki kanser riski de beraberinde geliyor.

Emar (MR) ve tomografinin zararları nedir, tanı yöntemi olarak çok önemli, hayatımızda bunu biliyoruz. Ama nasıl zararları var, ne yapmak lazım, nasıl daha bilinçli kullanmak ya da kullandırmak lazım onu değerlendireceğiz.

Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği Başkanı Barış CAVLI'ya soruyoruz:

Sayın CAVLI, nedir bu rakamların ürkütücü boyutlara ulaşmasının nedeni? Önce siz uzman gözüyle iki tarafı da biliyorsunuz. Hastadan mı geliyor bu talep, yoksa doktordan mı geliyor? 

Bu talep genellikle başlangıçta hastadan gelmekteydi. Ne yazık ki şimdi doktorlardan geliyor. Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi, hastane acil ünitelerinin çok yoğun olmasından kaynaklanıyor. Başlangıçta sağlık politikası açıklanırken, performans sistemi devreye girdiği süre içerisinde tetkiklerin istenmesi serbest bırakıldı. Bunun en büyük sebebi de hasta memnuniyeti açısından değerlendirildi. 5-10 dk'da bir hasta muayeneleri klinik doktorları zor duruma soktuğu için de doktorlar artık bir emar çektir gel şeklinde yönlendirme yapıyorlar. Doktorlar artık hastanın genel raporları doğrultusunda tedaviye başlar duruma geldiler. Tabi bu yüzde yüz için geçerli değil. Artık yüzde 70-80'ler emar (MR) raporunu dikkate alınma söz konusu oldu. Bir nevi artık her türlü tedavide öncelik radyoloji ünitesi olmuş oldu. Çünkü emar (MR) raporu herkeste 3-5-10 tetkike çıkar hale geldi.

Peki sayın CAVLI tamam zorunluluk diyorsunuz ama sonuçta bilinçlendirmeyi biz kime yapacağız o zaman? Hastalara mı, doktorlara mı? Bu nasıl çözülür sizce?

Bilinçlendirme ile ilgili biz yakın zamanda hastalara bir çok yerde, haber sitelerinde, kanallarında dünyada birinci olduğumuzu yayınladık. Bununla ilgili bilinçlendirme oluşturmaya çalışıyoruz. Doktorlarla da görüşmeler yapıyoruz. Burada en önemli etken performans sisteminde artık tedaviye yönelik koruyucu önlemler kısmında tetkik bazlı istemlerin minimuma indirilmesinin önünün açılması gerekiyor. Yani yeni bir politika anlayışı. Bu performans sisteminden emar ve bt çıkarılmalı ve bu hizmetlerin emar ve bt üzerinden ilerlemesinin önüne geçilmesi gerekiyor.

Doktorların zaten bunun bilincinde olduğunu düşünüyoruz. Çünkü uygulayıcıları onlar. O halde bir diğer tarafa biraz bilinçlendirme yapalım. Risklerinden biraz bahsedelim. Çünkü korkarak ancak bazı şeylerden uzak duruyor malesef bizim toplumumuz. Öncelikler kansere yol açar mı Emar? Bunun sıklığı ne olursa kansere götürür? Doktor istese bile hasta bunun farkında olup istemeyebilir mi? Nasıl yönlendirirsiniz siz?

Buna iki açıdan bakmak gerekiyor. Bir tomografi çekimlerine, bir de emar çekimlerine bakmak gerekiyor. Emar çekimlerinde radyasyon yoktur. Ama bu yeni bir teknoloji olduğu için bilinen bir yan etkisi de yoktur. Yani yarın bunlarla ilgili karşımıza ne çıkacağını şu an için kimse bilmemektedir. Biliyorsunuz bu araştırmalar yıllar süren araştırmalardır. Mutlaka yarın öbür gün bunun yan etkileri çıkacaktır. İngiltere Sağlık Bakanlığı beş yıl önce bu gereksiz tetkiklere dur dedi. Acil durumlar haricinde hiç bir şekilde tomografi çekimleri çekilmesi istenmemekte.

Bizde tomografi emarı geçmiş: 13 milyon...

Tomografi çekimleri emarı şu anlamda geçti bizde: ne yazık ki acil şartlarında günde 300-350 bt çeken yerler var ki bunlar minimum rakamlar. Çünkü artık aciller çok yoğun bir tempoda çalışıyor ve artık doktorlar tomografiyi çektir gel, emarı çektir gel anlayışıyla ilerliyorlar. Şunu unutmamak gerek, tomografi demek, sağlık alanında atom bombası demek! Bu atom bombasının mutlaka yan etkileri olacaktır.

Direk kansere yol açar diyebiliyor musunuz?

Şunu diyelim: tiroit çekimlerine yapılan radyasyonlu çekimlerinin yüzde 3'ünün kansere yol açtığını, meme çekimlerinin yüzde 8 kanseri tetikleyici etkilerinin olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bu anlamda özellikle meme çekimlerinde ve troit çekimlerinde ve çocuklarda ganital bölge çekimlerinde çok ciddi önlemler almak zorundayız. Ne yazık ki şu anda Kayseri'de olan olaylarda on iki meslektaşımızın kanser çıkması, arkasından birçok tekniker ile ilgili kanser davalarının haberleri basına yansıdı. Bunlarla ilgili şu anda meslek hastalıkları ile ilgili dava süreçleri de başladı. Biz bunun en büyük sorununun şu anda 300-350 bt çekiminden kaynaklandığını düşünmekteyiz. Avrupa'da bu çekimler bunların 5'te biri. Çok düşük rakamlarda.

Yani gereksiz yapılıyor aslında bir kısmı diyorsunuz?

Ben şunu çok rahat söyleyebilirim: Araştırma sonuçlarına göre, normal inceleme adı altındaçekilen beyin tomografilerinin yüzde 90'ının gereksiz çıktığı ıspatlanabilecek durumda. Bunlar çok ufak bir araştırmayla ortaya konabilir. Burdaki önemli olan şey artık doktorların da bu konuya bir dur demesi gerekiyor.

Haber27 Özel Haber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner3

banner2